KRAL TİMSAH

Bu konuyu şurada paylaş:

KRAL TİMSAH

 

Körfez sermayesinin inşa ettiği devasa sitenin altındaki yeni alışveriş merkezindeyim. Yapımı çok uzun süredir devam eden AVM’nin en alt katında, Avustralya’dan getirilen beş metre boyundaki Kral Timsah’la haberlere konu olan, Türkiye’nin ilk sualtı hayvanat bahçesi mevcut. Kapitalizmin tüketim merkezlerinin güya en yenisi burası. Girişi çıkışı bir alem.. Uzun bir tüp tünelin içinden geçip otoparka varana kadar ruhunuz daralıyor.

 

AVM’ler ile başım hoşlaşmadığımdan olsa gerek; içeride dolaşırken kendimi, özgürce yüzdüğü nehrinden binlerce kilometre uzaktaki bir akvaryuma mahkum edilen Kral Timsah gibi hissettim. İkimizin de doğal ortamı değildi ne de olsa! Bu hissiyat içinde bekleme nöbetimi tutarken çarşının tam ortasındaki ışıklı havuzun kenarında durup yukarıya baktım; Gökleri delen heybetli binaların arasında sanki derin bir kuyudaydım. Bu kuyunun etrafında en ünlü markaların yer aldığı mağazalar, devlerin gölgesinde karınca misali dolaşan iyi giyimli insanlar, tüketmekle tükenmek arasında gidip gelen insanlık..

 

Hızla değişen dünyaya bizler de ayak uyduruyoruz. “Türk Mahallesi” kavramı tarihe karışmak üzere.  Ölçülü uzaklıktaki yakın beraberliklerin, samimi komşulukların mahallesini terk edip, üst üste bindikçe sonsuz kadar birbirimizden uzaklaştığımız sitelere taşındık. Karşılıklı oturup “muhabbet etmek” yerine cep telefonlarından konuşur olduk.  Çocukken oynadığımız “sokak”, yerini “sanal ortama” bıraktı. Bakkal amcamız süpermarketlerin, tanıdık bildik “esnaf”ımız AVM’lerdeki yabancı menşeli mağazaların tasallutu altında..

 

Kapitalizm marifetiyle “Global”leştikçe yalnızlaşıyoruz.. Son 200 yılda sanayi ve teknoloji alanında yaşanan ilerlemeler bütün insanlık tarihinin tamamında yaşanandan daha fazla. Bugün mevcut olan ulaşım ve iletişim imkanları 200 sene önce hayal dahi edilemezdi.

 

Maddi planda yaşanan bu ilerlemeye rağmen ters giden bir şeyler var. Merkezi İngiltere’de olan bir araştırma şirketinin yaptığı araştırmaya göre 1996’da dünyada yalnız yaşayan insan sayısı 153 milyon iken bu sayı 2011 ‘de 277 milyon olmuş. 15 yılda artış oranı % 85! Artış oranının en yüksek olduğu ülke ABD.. Bir başka araştırmaya göre 1970 yılında ABD ve Avrupa’da boşanma oranı %10 civarındayken, bugün % 50’nin üzerinde.. Bu ülkelerde, evlilik dışında doğan çocukların oranı evlilik içindeki çocukların oranına yaklaşmış durumda.

 

Batı’nın sanayi ve teknoloji devrimi neticesinde kurduğu büyük medeniyetinden çatırdama sesleri geliyor. Victor Hugo’nun sözünü hatırlayalım; “Aydınların görevi medeniyetin kalbini dinlemektir.“

 

O kalp, medeniyetlere hayat veren insanın ta kendisidir.. Bütün dünyanın düşünen insanları, bir dinleyin bakalım o kalp bugün ne anlatıyor? Ailenin, yaşlıların, çocukların gençlerin hali nicedir? Duyacağınız bir “imdat” çığlığı olacaktır.

 

Batı, büyük medeniyetinin sağladığı tüm imkanlara rağmen bugün manen hastadır. Bu hastalık, globalleşme adı verilen farklı kültürleri imha edici rüzgarıyla tüm dünyaya yayılıyor. Bu değişim rüzgarı, klasik Türk aile yapısı ve şifahi kültür vasıtasıyla tevarüs ettiğimiz koruma kalkanının zafiyete uğraması sebebiyle,  muhafazakar-çağdaş ayırt etmeksizin hepimizi savurmaktadır.

 

Değişim hayatın bir gerçeği.. Dünyanın gidişatından etkilenmemek aksini isteseniz de mümkün değil.. Mühim olan bu değişimin nasıl gerçekleştiği. Kendi değer ölçülerimizi esas alan bir tekamül çizgisini takip ederek mi değişiyoruz yoksa yozlaşmanın çöplüğüne mi savruluyoruz?

 

Bu soruya müspet cevap verebilseydik dünyanın içinde bulunduğu medeniyet krizini aşmak için ihtiyaç duyduğu düşünce yardımını da sağlamış olurduk.

 

Dünyanın bize, bizim kendimize olan ihtiyacımız gitgide muacceliyet kesp ediyor. Kendi yavrularını yiyen tek dişi kalmış medeniyet, hasta kalbine derman olacak reçeteye sahip mütefekkirleri beklemekte.. Geçmişte yaptık, yine yapabiliriz. Ruhumuzun öz vatanı bizi beklerken, çöplüklerde eşelenmek için vaktimiz yok. Ruhlar öz vatanına kavuştuğunda, akvaryumdaki Kral Timsah da nehrine kavuşacak.

Yazan: Murat KÜTÜKLÜ

Hakkında Murat Kütüklü

Gözat

hayvan hakları

Hayvan Hakları

Bu konuyu şurada paylaş:Hayvan Hakları         Hayvan hakları bir çok yabancı ülke …

Bir Yorum

  1. Kurtuluşumuz, tarihimizle olan bağlarımızı hatırlamakta gizli. Fakat tarihimizle olan köklerimizi öyle bir budamışlar ki yıllardır hala kendimize gelemiyoruz.

Bir Cevap Yazın